Takıntılı olduğumu söylemiştir beni tanıyan kimi insanlar yüzüme..
Hatta öz ağabeylerimden bile bu eleştiriyi işitmişimdir.
Kendimi göremediğimden ‘takıntılı’ olmadığımı iddia edemiyorum..
Fakat takıntılı olmakla takıntı yapma durumları arasında ince bir çizgi olduğunu düşündükçe, takıntılarım ve takıntı yaptıklarım arasında nitelik farklılıkları olabileceği ihtimalini göz önüne alarak etiketlenebileceğim duygusuna kapılmadan da edemiyorum.
İsteyen ‘takıntılısın’ diyerek yaftalasın isteyen gerçekten takıntılı olduğumu keşfetsin..
Çünkü bu yazımda Atatürk Kültür Merkezi’nin yanındaki Alışveriş Merkezi’nin önünden uzanan yol boyunca kaldırım kenarlarına park edilen araçlar, alışveriş merkezinin önünde ücretli otoparka dönüştürülmüş eski Pazar yeri ve trafik akışını takıntı yapamadan edemeyeceğim..
Festivaller, kutlamalar, milli ve mübarek bayramlar vb. sosyal ritüellerimizin ardından biraz ağızların tadını kaçırma pahasına yazacağım..
Bardağın sorunlarla dolu taraflarını görerek dile getirmenin en doğru görev olduğuna inanan genç, delikanlı ve Türkiye’de halen üne kavuşamamış bir yazar adayı olarak yazmaya çalışacağım..
Zaten altyapısından üstyapısına kadar yıllardır sorunlar yumağını andıran mahallelerle birlikte Uşak’taki trafik düzenlemeleri, akışı ve park etme sorunları katlanarak sürerken...
Yazmak iyice farz oluyor…
TRAFİK CANAVARI YA HORTLARSA…
Malumunuz, özellikle hafta sonları vatandaşların uğrayıp en çok oyalandığı, vakit geçirdiği, gezdiği, çoluk çocuğuyla, eşiyle, dostuyla, sevgilisiyle eğlendiği alışveriş merkezinin kapalı otopark kapasitesi yeterli değil…
Bu nedenle AVM’nin önünden başlayarak yol boyunca iki yönde yer alan kaldırımların yanlarına park edilen vasıtalar yaya ve çift taraflı araç trafiğini aksatıp dar yolu iyice daraltarak trafik canavarlarına kapı aralıyor..
Buna karşın Belediye’nin Atatürk Kültür Merkezi, hastane, çevredeki dükkanlar ve AVM çalışanları ve uğrayan müşterilerin araçlarını park ettiği eski Pazar yerini ücretli otoparka dönüştürüp kiralamasıysa manzara-i umumiyeyi değiştirmemiş.
Hatta şimdiki vaziyet daha vahim!
OTOPARK SORUNU SÜRÜYOR
Zira geçenlerde AKM ve bahsettiğim AVM civarından geçmeye çalışırken (!) otoparkın ücretli olduğunu duyarak aracına kapalı otoparkta, olmadı kaldırımın herhangibir hizasında yer arayan onlarca sürücü olduğunu fark ettim.
Ardından AVM’ye girerek alt kattaki kapalı otoparka uğradım..Araç alacak tek bir boş yer yoktu..Giren çoğu otomobilin geri çıktığını gözlemledim...Oradan tekrar AVM’nin kapısına çıktım. Kaldırımlar hala uzun ince bir galeri gibiydi..Fakat açık alandaki ücretli otoparkta bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar araç bulunmaktaydı..
Yine AVM’lere girip çıkan insanların merdivenlerden inerek karşıdan karşıya geçerken oluşturduğu kısa süreli ve sürekli kalabalıkların yaya trafiğinde yaşadıkları şaşkınlık halleri sürüyordu..Arada uzanan tek yoldaki çift taraflı araç trafiğinin yoğunluğu azalmamıştı… Ve modern trafik kültüründen bi haber kimi sürücülerin gaza gelmiş halleriyle bakkaldan ehliyet almışcasına dikkatsiz, özensiz ve son sürat duyarsız kabalıkları cabasıydı..
Sonuç olarak hem Pazar yeri hem de vatandaşların otopark olarak kullandığı açık alanı ücretli otoparka dönüştürmenin trafik ve yol akışındaki kaza riskini azaltmayarak otopark sorununun keşmekeş halini aldığını gördüm..
Tamam…Otopark alanı kiralanarak gelir elde ediliyor … Kent ekonomisine katkı yapılması amaçlanıyor…Ancak o bölgedeki trafik ve yol düzenlemesinin neştere ihtiyacı dururken araçların kaldırım kenarlarına yığılmasıyla manzara giderek berbatlaşıyor.
Çözüme otoparkı 3 liradan ücretlendirmeyle ulaşılamadığı da ortada.
Araçlar kaldırım kenarlarına dizildikçe, tek yolda çift yönlü araç trafiği sürdükçe…
Neyse…Son sözü size bırakıyorum…
Sevgiyle kalın…
Not: Bu yazıyı kişilerin ve kurumların mefaati ve maddi çıkarlarını gözeterek yazmadım. Bağımsız bir gazeteci olmak herkese nasip olmaz..
Son bir not daha: Yazıda bahsettiğim yolda Mesut Keskin ve Taşkın Özler’e aynı anda aynı araba çarpmıştı. Allah’tan can kaybı olmamıştı. Sadece Taşkın Ağabey bir ay sahalardan uzak kalmıştı. Allah bir daha kimseye göstermesin…Taşkın Ağabey ve Mesut Bey’e saygılar, selamlar..



Facebook
Google
Yahoo
Digg
Del.icio.us
Twitter







