Şimdi bana İngilizce başlık yazdım diye tepki gösterenler olacak belki ama bu başlık bana ait değil bozulan Türkçemizin dışavurumudur. Bir Türkçe öğretmeni olarak bu durum karşısında can sıkıntımı anlatamam. Öğrencilerle yaş farkımın fazla olmamasına rağmen anlaşmakta güçlük çekiyoruz.
Bu bozulmanın en önemli nedeni internetin yanlış kullanılmasıdır. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde kendi aralarında yapay bir dil icat ettiklerini görebiliriz. Bu dilin icadı “slm, nbr, ii, u” dan gelmektedir. Önceleri Türkçe kelimelerin sesli harflerini kullanmayarak, sonra yabancı sözcüklerin orasından burasından çarpıtarak bu dili yaymışlardır. Dikkat çeken örneklerden biraz sunmak gerekirse Stayla, haci, artiz, amip, mal, aşkitom, aşkem, apaçi, duygusal ergen, atar yapmak, gideri olmak ve daha niceleri. Öyle ki gençler artık çok farklı kutuplara ayrılmış mesela bir emo ile bir tiky aynı dili konuşmuyor. Mesela kendini emo olarak nitelendirenler konuşurken bile sözcüklerde sesli harfleri az kullanırken tikyler sözcükleri uzatabildiğince uzatıyorlar. Bazı kelimelerde yabancı dilden dilimize girmiş ama bazıları tarafından Türkçe sanılıyor. Mesela bir okey buna örnek olabilir. Bunun yanında İngilizce sen manasına gelen “you” sözcüğünün son harfi alınarak aynı anlamı üstlenmiştir. Bunun kullanımını gördüğümde çok şaşırmıştım 4U acaba ne manaya gelir diye düşünürken 14 yaşında henüz liseye başlamamış yeğenim abi senin için demek o deyince şaşkınlığım bir derece daha arttı nasıl yani dedim 4’ün okunuşu for yanına you’nun u’su geliyor böylelikle for you oluyor. Benim şaşkınlığım karşısında gülmeye başladı. Neden güldüğünü sordum. Bu da bir şey mi dedi. Daha ne olabilir ki dedim. MSN programını açtı sayılar yazmaya başladı. O yazdıkça karşısındaki arkadaşı da sayılar yazıyordu. Anlamsız bir çok sayı. Ne bu dedim bak Ceren erkek arkadaşından ayrılmış yanında babası varmış sonra yüz yüze görüşelim diyor. İyi de nasıl oluyor sadece rakamlar var burada onlar senin bildiğin rakamlar değil her rakam bir harfi simgeliyor o harfleri çözüp anlaşıyoruz hem hiç kimse bizi anlamıyor hem ders çalışıyoruz diyebiliyoruz. Bu olay karşısında söyleyecek söz bulamadım. Bunun iyi mi kötü mü olduğuna karar vermiş değilim. Ama kullanılan Türkçeye bakmak lazım yukarıda bahsettiğimiz değişik dilin düzelmesi lazım yoksa biri birimizi anlamadığımız şu günlerde fikirsel çatışmalar gelebilir.
Sonuç olarak önce yabancı özentiliği toplumda yok edilmek için çalışmalar yapılmalı daha sonra herkesin rahat anlaşılması için uygulanan İstanbul Türkçesi konuşulmalıdır. Son olarak Karaman oğlu Mehmet Bey’in sözleriyle yazımı sonlandırıyorum. “Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya”




Facebook
Google
Yahoo
Digg
Del.icio.us
Twitter









