Uşak'ta neler oldu, kaç ocağı söndürdüler!

Uşak'ta neler oldu, kaç ocağı söndürdüler!

Uşak'ta neler oldu, kaç ocağı söndürdüler!
31 Ağustos 2016 Çarşamba 18:42

Her yıl 1 Eylül’de kurutuluşu simgeleyen birçok gösteri ile kutladığımız Uşak’ın kurtuluşunu acaba bundan tam 94 yıl önce 1 Eylül 1922’de neler olmuştu. Uşak nasıl kurtuldu kaç ocak söndü, kaç asker toprak için can verdi.  Tarihçi Ömer Aşçı’nın derlediği, Haşim Tümer’in, Akın Dergisi’nin  Ocak 1967 tarihli 1. Sayısında Uşak’ta 1 Eylül Kurtuluş şenliklerinin şeklini yazdığı kitabından derledi. “ İkindin Ulu Cami’den sela verilir, minareye bayrak asılır, Aybey Mahallesinden top atışı yapılırdı. Nuri Şeker Caddesi tarafından önce Yunan askeri gelirdi. Bunlar genellikle çöpçüler arasından seçilirdi. Onların arkasından Türk askerleri gelir, belediyenin önünde az yüksekçe bir yerde siyah örtülü bir genç kız olurdu. Süvari Türk subayı gelir, önce kızın üzerindeki siyah örtüyü çıkarır, altından Türk bayrağı çıkar. Alkışlar arasında Türk bayrağı belediyenin balkonundan direğe çekilir. Bundan sonra kağnıların üzerinde yaralı gaziler, onların arkasından yaşlı savaş gazileri geçer, arada bir mavzerlerle havaya ateş ederlerdi. “ diye anlatır.
 
Uşak Avcılar ve Atıcılar Kulübü Eski Başkanı rahmetli Cemal Yalgın ve üyeler Kurtuluş Bayramında
 
1 Eylül 1922'de Türk ordusunun önünden kaçan Yunan ordusunun artçıları Uşak'ı yaktılar ve şehirde yaklaşık 300 kişiyi öldürdüler. Akşam üzeri Uşak'a giren Türk süvarileri, evlerini söndürmeye çalışmak yerine sevinç içinde kendilerine su vermek için koşturan Uşaklılara şaşkınlıkla baktılar.
  
1 EYLÜL 1922 SONRASI UŞAK'TAN DEHŞETLİ GÖRÜNTÜLER
 
Afyonkarahisar’dan itibaren Uşak’a kadar bütün demiryolu, köprüler, telgraf hatları tamamen tahrip edildikten başka, yüzlerce köy ve kasaba da yakılıp yıkılmış, insanlar katledilmiş, hayvan sürüleri götürülmüş, su kuyuları toprakla doldurulmuştu. 1 Eylül 1922 Cuma gününün hüzünlü gecesinde Uşak Ovası, hâlâ yer yer yanmakta olan kent ve çevre köylerinin alevleri ile kıpkızıldı .  Uşak kurtulmuştu ama harabe ve bir yığın külden başka bir şey değildi. Henüz Yunan artçı birlikleri bile çekilmeden Uşak’a hızla girilmiş olmasına ve kaçamayıp Kentte kalan bir kısım halkın da yardımıyla yangınların söndürülmesi için verilen uğraşa rağmen yine de 1500 den fazla ev, 500 den fazla işyeri, cami ve mescit yanıp gitti.
 
Yunan yangını öncesi Bozkurt mahallesinden kent panoraması
 
 Yerli Rumlar da uzun bir tren katarıyla İzmir’e göç etmek üzere Uşak’tan ayrıldılar. Katar, vagonların çatılarına kadar insan ve eşya doluydu. Yunan askerleri çekilirken Uşak’ı yaktılar. İzmir’e kadar yollarının geçtiği her yeri yakıp yıkacaklardı. Amaçları geride kullanılamaz, yaşanamaz bir yangın yeri bırakmaktı.    Uşaklı Rumlar, Yunan Ordusu'nun Afyon'dan çekildiği öğrenildikten sonra 15 Ağustos 1922'den itibaren trenle İzmir'e gönderilmeye başlanmışlar ve birkaç gün süreyle peş peşe kalkan tren katarlarıyla, yanlarına çoğu eşyalarını bile alamadan İzmir'e sevk edilmişlerdir.
Uşak’lı Rum  Kostas Pandazoğlu'nun "Vatan Vatanım, Ma Patrie Uşak" adlı  kitabında belirttiğine göre ; “ "15 Ağustos 1922'de, Maria ile yapacağım düğün için salonu süslemeyi bitirmek üzereyken Yunan Ordusu'nun Afyon Karahisar'dan çekildiğini duyduk. Görecektiniz, Uşak'ta ne büyük bir haberdi bu! Kimsede düğün edecek, gülecek hal kalmamıştı. Ertesi gün, 16 Ağustosta Rumların kafasında sadece tek bir düşünce vardı: Nasıl kaçacağız? Evden İstasyona, istasyondan eve koştum. O gün,demiryolu işletmesi bize, tüm ailemiz için bir vagon ayırmıştı. Vassillia Teyzemlere koştum, Marialara koştum, Teodoralara koştum. 17 Ağustosta bütün ailem İzmir'e doğru yola çıktı. Ben, ordu beni bırakmadığı için iki gün daha kaldım. 19 Ağustosta boşaltma tamamlanmıştı". 1 Eylül’de bütün cephelerde takip harekatı başlatılırken havadan yapılan keşiflerde Eskişehir ve Uşak’ın yanmakta olduğu bildiriliyordu. O akşam Uşak’a ulaşan birliklerimiz, şehri ve ova köylerini alevler içinde buldu. Süratle oluşturulan söndürme ekipleri ve halkın gayretine rağmen Uşak’ta 1785 ev, 12 cami ve 636 işyerinin tamamen yandığı tesbit edilmiştir.Köylerde de tahribat büyüktü. Şehrin kuzey tarafındaki birkaç mahalle ancak kurtarılabildi. İnsanca zayiat da fazlaydı. Bölgede yapılan aramalarda su kuyularında birçok ceset bulundu. Bu zavallı kadınların cesetleri de kuyulardaydı.
 DERLEYEN: SERKAN KARAYOL
 

banner205

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.