Uşak Port
22 Mayıs 2012 Salı

Osman ARASLI / usakport.com

Uşak'ta siyasiler neyin kavgasını yapıyor?

13 Aralık 2011 Salı 00:48

 

Hava buz kesiyor... Ne kadar kışlık giyersen giy, soğuk iflah olmuyor. Mecburiyet Caddesi'nin kaldırımları arşınlana arşınlana be hal olurken, insan seli akıp duruyor. Bankalar, kafeler, dönerciler tıklım tıklım. Ofisle dışarı arasında mekik dokuyanlar bayağı var .. Uşak'ta gündelik hayat aynı... Herkes birşey yapıyor. İnsanlar yaşamın, yaşamanın derdinde...

Kimi ayağındaki kara suları çoktan kurutmuş... Hergün bir paket sigarayla çay parasını çıkararak, kimbilir gençliğindeki hayalleri unutmuş... İkinci el arabayla babadan kalma ev yeter artar olmuş... Kendi küçük teknesini kurtaran kaptan olmuş… Tabi ki tuzu kuruların fiyakalı arabalarını unutmamak lazım… Gelecek kaygısı tavan yapmışlar ise az değil… Eylemciler, dilenciler, yardım simsarları, öğrenciler, çöpçüler, seyyar satıcılar, simitçiler, deliler, işsizler, ücretli köleler… Kaldırımın ortasında kucağındaki dergileri gelene geçene yalvar yakar satanından….Yıllardır atanamadığı için sistemi protesto edenine kadar… Asortik giyerek makyajıyla defiledeki mankenlere taş çıkartacak denli elbisesi sosyetik kesesi yoksul genç kızından… Teselliyi sevdiği takımın atkısıyla sokaklarda yüksek sesle küfür ederek zayıflığını bastıran genç delikanlısına kadar… Her telden insan var…Her yerde olduğu gibi… Bunlar Muzaffer Mert İşhanı önünde görmeye alıştığım manzara kesitleri…

21. YÜZYILDA UŞAK’TAKİ KAVGAYA BAK!
Birbirinden farklı insanlar… Birbirine benzeyen dünyalar… Bunların tek bir gezegenin küçük bir noktasında düğümlenmesi…Bazen kopukluk göstermesi… Koca okyanusta milyarlarca balığın küçük bir kısmını temsil eden insanların hayatları arasında bağlantılar, ayrılıklar, uçurumlar, değişimler… En büyük ortak nokta: Yaşamak… Yaşamı sürdürmek…

Muzzaffer Mert işhanının içine girince gördüklerim birden kayboluyor. Ofise girdiğimde bir haber ulaşıyor… Haber İl Genel Meclisi’nde Ulubey’de bir hayırseverin bağışladığı iki katlı binanın İlçe Müftlüğü’ne tahsis edilerek Kur’an Kursu olarak kullanılmasıyla ilgili oylama…Tabi ki oylamadaki tartışma ellerinizden öper: Bina Kur’an Kursu olsun mu olmasın mı? Yaşamın ve yaşamanın savaşını veren dışarıda gördüğüm o insanların temsilcileri 2011 biterken hala bu konular etrafında birbirini yiyor…

CHP’LİLER NEYE İTİRAZ EDİYOR?
Oylama hadisesinde CHP’liler bayağı kıyamet koparmış… Şu CHP’yi eleştirmek hep kabak tadı veriyor… Fakat mübarek ağızları kapattırmıyor.  (İnşallah ‘mübarek’ kelimesine kızmazlar) CHP’li meclis üyeleri binanın Kur’an Kursu olması önerisine ‘istemezük’ diyerek celallenivermiş. Malumunuz… ‘Olmaz’ şeklinde reddetmiş… Yoksa CHP itiraz etmeseymiş, ‘vasiyet’e ihanet edermiş! Muhterem CHP’li üyeler meclis salonunda ‘bangır bangır’ böyle demiş… Benim anlamadığım CHP’liler ‘vasiyet’e aykırılığı nereden çıkarıyor… İtiraz ettikleri öneriye bakın hele: Diyanet gibi kurumlar o binaya her ay 1000 TL üstünden kira verebilir… Böylelikle yavrucaklar hem ücretsiz Kur’an öğrenecek hem de paracıklar ‘vasiyet’e uygun bir şekilde bağışa gidecek… Peki CHP’liler mevzu bahis ‘Kur’an eğitimi gibi bir öneri diye mi ‘istemezük’ diyor? Yahut AK Parti’lilere karşı inatlaşmak için mi? Ya da o binanın bomboş durması ve vasiyetin sittin sene yerine gelmemesi için mi? CHP’li üyelerin bütün bu sorulara ‘hayır’ demesini ister gönül… Ama makul bir gerekçeyi öne sürdüklerini bilmiyorum… Duyan, gören, bilen varsa anlatsın… Yoksa sussun… Neyse…Sonunda toz duman derken, komisyon kararı oy çokluğuyla kabul ediliyor.

BEN EMİR ERLERİ ONLAR SORGU AMİRİ Mİ?
Daha sonra il Genel Meclisi’ndeki bu olayla ilgili bilgileri eğip bükmeden bu siteden haber veriyorum… Aradan bir iki gün geçiyor…Bazı CHP’li üyelerin iflah olmadığını düşündüren bir duyum alıyorum... Bazı güvenilir kaynaklar aktardı*…‘O arkadaş yanlış yazmış, gelsin görüşelim.’ demişler… Ben emir erleri miyim? Milletin temsilcisi değil, sanki sorgu amirinin tebliği mi iletiliyor şahsıma? Anlamadığımdan soruyorum... Fakat doğru söylemişler… Haberde yanlışlar var.. O da onların bence tutumları… ‘Yanlış’ itirazları… Haberde yazılan yanlışlıklar bunlar… Ondan gayrı başka şey yok…

Bunları niye yazıyorum? Kimseyle birşeylerin yarışına girmek huyum değil…. Olayı büyütmek de değil farzım, iki gözüm önüme aksın… Kibirle kulu aşağılayanınsa şeytan olsun ebedi dostu… Hiçbir gayemiz yok… Amma velakin, sabır taşı artık çatlıyor. Gazeteci olduğumuz günden bu yana bize şamar oğlanı muamelesi yapmaya kalkan bazı muktedirleri ekmeğimiz için alttan aldık.. Ala ala altta ezilir olduk…

Bu nedenle ‘demokrat’ bazılarına 'küstahlık' yapıyorum: Demirleri emrinizle kestirmeyiniz! Özellikle kalemden olanları...! Sizler yaşam mücadelesi veren fanilere hizmet etmekle, onların çıkarları için karar almakla mükellefsiniz... Siz yaşamak için mücadele verenlerin, yani bizlerin temsilcilerisiniz....

Sevgiyle kalın…

*Meraklısına veya bilmeyene acizane not: Gazeteci kaynağını kimseye açıklamak zorunda değildir. Karşısındaki isterse Cumhurbaşkanı olsun kimseye bildirmez. Namuslu, dürüst ve güvenilir bir gazeteci kaynağını ne olursa olsun koruyandır. Kaynağını, bilgisini satmaz.

YORUMLAR
GÜNDEM
OSMAN KURT
Sayın ARASLI yazılarınızı ilgi ile takip ediyoruz, başarılarınızın devamını diliyoruz... Siz bu akıl müsveddelerini dikkate almayacak kadar bilinçli birisiniz... Teşekkürler....
15 Aralık 2011 Perşembe 18:03
NEYZENCİ
dinden dön
Serkan bey! Neyzen fikretle yattınız sanırım hani körle yatan şaşı kalkar misali :)


ne ararsın uşakportta
sen kimsinki eleştiri yapasın
dönde bir bak hele aynaya
senin gibilerin yüzünden
insanlıktan soguyacak bu millet BE HEY DÜRZÜ :)
14 Aralık 2011 Çarşamba 15:02
kuran kursu
fevzi erdoğan
çağdaşlık kuran kursuna karşı gelmak demek değildir evet chp özgürlük ve cumhuriyetçidir özgürlük sadece chp nin kendi özgürlüğü değil başkalarının özgürlüğünede saygı göstersin bırakın insanlar özgürce dinini kuranını öğrensin zaten chp nin tek anlayamadığı şey bu ya
13 Aralık 2011 Salı 23:57
ÜYE İŞLEMLERİ