Cengiz Doğan, Uşak'ın esnaf arşivini hazırlıyor

Uşak Kent Tarihi Müzesi arkeologu Cengiz Doğan, Uşak'ın esnaf arşivini hazırlıyor

Cengiz Doğan, Uşak'ın esnaf arşivini hazırlıyor

Uşak Kent Tarihi Müzesinde Arkeolog olarak hizmet veren Cengiz Doğan (46) Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor. Zanaatının son temsilcileri durumundaki ustaları bulan ve onların zanatlarını, kültürlerini, öğütlerini dijital dünyada kayıt altına alan Doğan, geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kuruyor. Çalışma kitap haline getirilecek, dijital materyalleri ise Uşak Kent Tarihi Müzesi’nde arşiv olarak saklanacak.

-  “Kitabımızda mesleğin önemini anlayan genç kahramanlar da var”
Ahilik kutlamaları kapsamında  “100 Usta 100 Zanaat”  isimli resim sergisinin açılışında konuşan Doğan, kültüre karşı ilgi duyduğunu ve  Uşak’ın  yöresel değerlerini gün yüzüne çıkarmaya çalıştığını söyledi. Doğan; “Bu anlamda 2012 den beri süren bir kitap çalışmam var.  Sergideki  fotoğraflar da kitapta yer alan zanaatkarların fotoğrafları.  Görsellik yeni nesil için çok önemli,  ustaları  meslek dallarıyla ilgili işlerini yaparken fotoğraflamaya çalıştım. Sergimin adı 100 Usta 100 Zanaat. Burada yüzden fazla ustanın zanaatı var. Biliyorsunuz Hacı Bektaş-ı Velinin felsefesi Anadolu’nun Türkleşmesinde  çok önemli bir yere sahip. Özellikle Eline, beline, diline sahip ol düsturu çok önemli. Buradakiler işte bu gelenekten gelen esnaflar. Maalesef kitaba başladığım süre içerisinde kaybettiğimiz ustalarımız da var, onları da bir anlamda ölümsüzleştirdik” dedi.

“AYAKKABI BOYACISININ AYAKKABIYI NE KADAR BÜYÜK BİR AŞKLA BOYADIĞINI, HAYATININ BİR FELSEFESİ OLDUĞUNU YANSITMAYA ÇALIŞTIM”

Anadolu’da yaşatılan ve kökü  Osmanlı’ya , Selçuklu’ya hatta  orta Asya’ya dayanan birçok mesleği bu kitaba almaya çalıştığını aktaran Doğan ; “Mesela koşun takımı yapan, eğer yapan, meşhur Uşak halısını dokuyan, dokutan, satan, ipeği getiren,  sokakta önünden geçtiğimiz bir ayakkabı boyacısı ve onun  yaşam felsefesi var. Osmanlı’da bir dönem biliyorsunuz lostracılık çok parlak meslek. Ayakkabı boyacısının ayakkabıyı ne kadar büyük bir aşkla boyadığını hayatının bir felsefesi olduğunu yansıtmaya çalıştım.  Sandık ustaları, daha sonra teknolojiyle beraber motor ustaları, saat tamircileri öğretmenliği bırakıp saat tamirciliği başlayan var. Yöresel tarhanamızı üretip satan var yine elek ve  saz ustaları, şapka üreticileri, antikacı bile var” şeklinde konuştu.

“2012 YILINDA YOLA ÇIKTIM HALA DEVAM EDİYORUM”

Müzeciliğin kendisine  arşivciliğin önemini öğrettiğini temel amacının ise gelecek nesillere faydalı bir eser bırakmak olduğunu vurgulayan Doğan ; “  Bu düşünceyle 2012 yılında yola çıktım hala devam ediyorum çünkü kitabımda hiçbirini atlamadan hepsine yer vermek istiyorum, gün geçmiyor ki bir ustayı bir şekilde haber almıyorum, mesela şu an hedefimde Türkiye’nin sayılı dikiş makinesi ustası var 85 yaşında Banaz’da yaşıyor onu da kitabıma almaya çalışıyorum.”  ifadelerini kullandı.

“SABIR, DÜRÜSTLÜK, KANAATKARLIK, SEBATKARLIK GİBİ DEĞERLERİ VURGULADILAR”
Kayıt altına aldığı her ustadan mesleği ve  yaşam felsefesi hakkında gelecek nesillere bir öğüt vermesini istediğini anlatan  Doğan ; “Herhangi bir terzi dükkanının, küçük bir ayakkabı tamircisinin, bir ayakkabı boyacısının, mütevazi dükkanındaki bir saat tamircisinin önünden geçerken özellikle gençler hiç önemsemiyor geçip gidiyor. Bu nasıl bir sabır? Diye düşünmüyoruz. İşte bütün bunları özetlediler aslında. Sabır, dürüstlük, kanaatkarlık, sebatkarlık gibi değerleri vurguladılar. Özellikle sabra ve dürüstlüğe çok vurgu yaptılar. En çok kızdıkları nokta da gençlerin cep telefonlarından başlarını kaldırmamaları.  Zamanlarını boşa geçirmek yerine bir meslek bir zanaat öğrenmelerini salık verdiler.” Dedi.

“MADDİ BİR BEKLENTİM YOK. ANADOLU’NUN LOKAL HALKLARININ YAŞADIĞI O ÖZÜ, GELECEK NESİLLERE AKTARMAYA ÇALIŞIYORUM”
Kitabın Uşak Belediyesi Kültür Yayınlarından çıkmasının  hedeflendiğini belirten Doğan kitabın içeriği münasebetiyle  en azından Uşak’taki bütün okullarda  özellikle mesleki eğitim veren okullarda bulunmasının  elzem olduğunu söyledi.  Kitabı kütüphanelere de vermek istediğini ekleyen Doğan; “Bunlardan maddi bir beklentim yok sadece ve sadece gelecek nesillere bir eser bırakmak istiyorum. Anadolu’nun lokal halklarının yaşadığı o özü gelecek nesillere aktarmaya çalışıyorum.” Diye konuştu.

“USTALARI AİLEDEN BİRİ GİBİYDİ”
Ustaların en büyük sıkıntılarından birinin  çırak bulamamak olduğunu söyleyen Doğan onların yaşadığı çıraklık müessesini şu şekilde anlattı; “ Diyorlar ki;  “Biz çırak istiyoruz, biz çıraklığı herhangi bir ücret almadan yaptık. Ustamız bize mesleği öğretsin diye çok çabaladık, azar yedik ,dayak yedik ama sineye çektik çünkü biz orada ustamızı ailemizin bir ferdi gibi, baba gibi gördük . Ustamız da zaten bize bunu vermeye çalıştı.”  ve geldikleri noktada ustalarına teşekkür ediyorlar. “

“KİTABIMIZDA MESLEĞİN ÖNEMİNİ ANLAYAN GENÇ KAHRAMANLAR DA VAR”
Günümüzde sanatın, zanaatın, mesleğin önemini anlayan gençlerin de olduğuna dikkat çeken ve onları kahraman olarak niteleyen Doğan  konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı ; “Onlar bunu hobi olarak yapıyor. Mesela bir camcılık sanatı bir ahşap sanatı, bildiğimiz anlamda ok, yay, kılıç yapanlar var.  Koşun takımlarını küçük ebatta hediyelik olarak yapanlar var. Bunlar bu işin önemini anlayan gençler ama genel duruma baktığımızda çok azınlıktalar genel gençlik kafeteryalarda, sokaklarda, internet başında vakit geçiriyor. Ama bunun önemini anlamış Tıp Fakültesi okuyan öğrenciler var, Anadolu’da önceden kadınlarımız oyuncak yerine bez bebek, dokuma bebek yaptıklarını, sandıklarındaki dokumalardan bebek yaptıklarını biliyoruz, bunu yaşatan genç var üniversite mezunu biyolog. Buna benzer kahramanlar da var kitabımızda.”

“BÖYLE BİR DİJİTAL ARŞİVE TÜRKİYE’DE RASTLAMADIM”
Türkiye’de daha önce yerel bazda böyle bir çalışmanın yapılmadığına vurgu yapan  Doğan konuşmasının sonunda şu ifadelere yer verdi ; “ Kitabımızı muhtemelen 6 ay sonra hazır olur ama ucu açık çünkü kimseyi atlamamayı çalışıyorum.  Genel manada 3-5 usta ile ilgili çalışma yapıldı  ama yerel bazda mesela katrancılık, köy baytarlığı, köy nalbantlığı gibi çok fazla bilinmeyen meslekler ile ilgili yapılan ilk çalışma. Bütün ustaların video görüntüleri de var onu da inşallah Kent Tarihi Müzesine arşiv olarak bırakmayı düşünüyorum. Böyle bir dijital arşive Türkiye’de rastlamadım”
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.