"Uşak'taki altın madeni 4 bin çiftçiyi kendi işçisi haline getirdi ve bununla övünülüyor"

Sol Parti Uşak İl Başkanı Mahmut Uludağ, Kışladağ’daki altın madeninin 4 bin üreticiyi üretimden koparıp işçi haline getirdiğini ve bununla da övünç duyduklarını söyledi.

"Uşak'taki altın madeni 4 bin çiftçiyi kendi işçisi haline getirdi ve bununla övünülüyor"
ALİ KENAN
ALİ KENAN
30 Eylül 2022 Cuma 06:59

banner226

Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi İlknur Başer ve Sol Parti Uşak İl Başkanı Mahmut Uludağ, üretici mitingine davet için bir basın toplantısı yaptı. 8 Ekim’de yapılacak olan üretici mitingiyle ilgili bir basın toplantısı yapan Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi İlknur Başer, “Büyük şehirlerde çocuklar okula aç gidiyor, kantin fiyatları çok pahalı. Bu politikaların bir an önce değişmesi lazım” dedi. Burada açıklama yapan bir ev hanımı, “Önceleri ayda belki bir kez, 1 kilogram kıyma alıyorsam, şimdi 200 gram ancak alıyorum” dedi. Genel bir değerlendirme yapan Sol Parti Uşak İl Başkanı Mahmut Uludağ, Kışladağ’daki altın madeninin 4 bin üreticiyi üretimden koparıp işçi haline getirdiğini öne sürdü.

ÜRETİCİ EKEMİYOR VE TARIM GİDEREK YOK OLUYOR

“8 Ekim’de yapılacak olan mitinge vatandaşı davet eden İlknur Başer, “İnsanca bir yaşama hep birlikte yürüyelim diyoruz ve 8 Ekim’de herkesi mitinge davet ediyoruz” diyen Başer, şöyle devam etti: “Memleketin her yerinde gençler, üreticiler, kadınlar ve işsizler karnını doyurmak için yaşıyor. Emekçiler, zamsız geçen bir güne hasret kaldılar. Üretici üretmek için icralar ve borç sarmalıyla uğraşmakta. Gıdaya erişim ve barınma her geçen gün imkansızlaşıyor.  Üretici ekemiyor, ekse dahi emeğinin karşılığını alamıyor. Gübre fiyatları aldı başını gitti. Şeker fabrikalarını özelleştirdiler, pancar üretimini sınırladılar. Dünyada buğday krizi var ve ülkemizdeki buğday üreticisi desteklenmiyor. Üreticiye verilen destekle buğday ithal ediliyor. Halkın sağlığı tehlikeye atılıyor ve bu politikaların tek kazananı sermaye ve uluslararası şirketler.  Çiftçi yalnız ve Ziraat Bankasına borçlu ve icralık. Tarım arazileri maden şirketlerine verildi. Uşak, Ulubey ve Eşme’de madenden dolayı dereler kirlendi. Uşaklının kullandığı suyun 3 katını maden şirketleri kullanıyor ve sömürüyor. İktidar hala sorumluluğu iç ve dış güçlere atma peşinde.”

TEKELLEŞEN KURUMLAR KAMULAŞTIRILMALI

Tekelleşmenin tarımın önünde bir engel olduğunu ifade eden Başer, “1980 öncesi olan kuyrukları yeniden yarattılar. Tarımı bitirip, gıda krizini patlattılar. Yatağa aç gidenlerin ve okula aç gidenlerin olduğu bir ülkedeyiz. Önümüz kış, doğalgaz ve elektrik zamlarıyla halkımız ısınamayacak. Soğuk bir ülke yaratma başarısı da sizin başarınız.  Açlık ve kıtlık sorunu derinleşmeden, acilen önerilerimizi sınırlıyoruz. Geçimlik üretim yapan çiftçinin elektrik, su ve diğer borçları silinmeli. Temel girdi fiyatları sabitlenmeli. Tekelleşen kurumlar kamulaştırılmalı ve yeniden yapılandırılmalı. Taban fiyat üreticilerle birlikte belirlenmeli. Kamu kurumları üreticinin çıkarına göre destek alımı yapmalıdır. Tarım ve gıda politikalarında şirketlerin değil halkın talepleri belirleyici olmalıdır. Bu talana dur demek için insanca yaşamak için hep birlikte yürüyelim. Seçimi beklemeden halkımız için alın terimiz için şimdi bu tekeri hep birlikte patlatalım. Rotamızı üreticilerin söz ve karar sahibi olduğu bir ülkeye çevirmek için 8 Ekim’de saat 17’de Uşak Valiliği önünde toplanalım” diye konuştu.

MAHMUT ULUDAĞ: KÖYE DÖNÜŞ PROJESİ OLMALI

Mahmut Uludağ, “Köylerde üretim olmaması için ne gerekiyorsa yapılıyor. Bunun nedeni de uluslararası şirketlerle yapılan sözleşmeler. Saman ithal eder hale geldik. Köylerdeki gençler şehirde asgari ücretle çalışıyor. Köye dönüş projesi olması lazım. Üretici olanlar işçi haline geldi. TÜPRAG 4  bin köylüyü işçi yaptık diye gururla anlatıyor. Bu utanılacak bir şey. İnsanları üretimden koparıyorsun ve onu işsizleştiriyorsun. Eğitimde özel okul, sağlıkta özel hastane. Tarımda şirketleşmenin önü açıldı ve bugünün sorunu değil bu. Gelinen nokta dar gelirlinin bitirilmesidir, buradan kurtulmak lazım. Buradan kurtulmadığımız sürece gıda krizi çözülmeyecek” dedi.

Öte yandan toplantıya katılım sağlayan Ulubey Köseler köyünden bir kadın da yaşadığı ekonomik sorunlara değindi. İsmini açıklamak istemeyen kadın katılımcı, “Ev hanımı olarak derdim, köylerimizde köylünün işi çok zor. Üretim yok. Her şey pahalı. Tütün ve buğday hep zor şartlarda kazanıyor ama karşılığını alamıyor. Ben bir emekli eşiyim ve çok şikayetçiyim. Kiralar arttı, doğalgaz ve elektrik faturalarını ödemekte zorlanıyoruz. Önceden 1 kilo alırken şimdi 200 gram alıyoruz. Balık ve et zaten almak imkansız. Hastalıkta çok zordayız. Randevu alamıyoruz. Göğüs, kalp ve iç hastalıkları gibi bunlardan randevu alamıyoruz. Doktorlar da haklı ve zamanları az olduğu için anca oluyor. Doktorlarımızı da darp ediyorlar. Onların da hakkını istiyoruz. Onların korunması için yasa istiyoruz. Eğitim ve sağlık için yasa istiyoruz. Her şey güzel olacak” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.