Gündem

Uşak'taki binaların güvenliği ile ilgili şok eden tespit!

Uşak İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Celal Onur Şahal, Uşak’taki yapıların depreme dayanıklı olup olmadığıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, kullanılan beton kalitesiyle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Abone Ol

Uşak İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Celal Onur Şahal, Uşak’taki yapıların depreme dayanıklı olup olmadığıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Betonun kalitesi çok önemli. En kötü şartlarda C25 betona göre tasarım yaparız. Uşak il ve ilçelerde yaptığımı tespitlerde dikkat çeken durumlarla karşılaştım. C25’in 5’te 1’ine kadar C5, C6 ve C7 ile karşılaşıyoruz. Bu ne demek bina kendi yükünü taşıyor. Uşak’ta deprem meydana gelmedi ama bizim yakınımızdan fay hatları geçiyor. 11 il afet bölgesi oldu. Bu ne demek Uşak hiç etkilenmeyecek anlamına gelmiyor. Muhakkak etkileniriz” dedi.

Uşak İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve binalarda risk analizi faaliyetlerinde bulunan İnşaat Mühendisi Celal Onur Şahal, katıldığı bir TV programında, kentle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Türkiye’nin bir deprem kuşağında yer aldığını belirten Celal Onur Şahal, “Türkiye fay hatlarının üzerinde bir ülke ve binalarımız da ciddi oranında deprem bölgesinde. Biz binalarımızı tasarlarken mümkün olduğunca kurallara uygun tasarlıyoruz. 1999 depreminden sonra hazır betona yönelme oldu. Hazır beton dediğimiz betonun bir standardı var ve bundan bir numune de alıyoruz. Binanın taşıyıcı sistemi için basınç mukavemetini kontrol ediyoruz. Daha önce elle karılan betonda bu pek mümkün olmuyor” dedi.

Şahal, şöyle devam etti: “Betonun kalitesi çok önemli. En kötü şartlarda C25 betona göre tasarım yaparız. Uşak il ve ilçelerde yaptığımı tespitlerde dikkat çeken durumlarla karşılaştım. C25’in 5’te 1’ine kadar C5, C6 ve C7 ile karşılaşıyoruz. Bu ne demek bina kendi yükünü taşıyor. Uşak’ta deprem meydana gelmedi ama bizim yakınımızdan fay hatları geçiyor. 11 il afet bölgesi oldu. Bu ne demek Uşak hiç etkilenmeyecek anlamına gelmiyor. Muhakkak etkileniriz. Vatandaşımız bizi soru bombardımanına tutuyor ve bununla ilgili bir algı oluştu. 2 yöntem var. Deprem yönetmeliğine göre performans analizi olarak adlandırılan binanın en şiddetli deprem anında binanın gücünü ölçen bir yöntem. Burada karot alınıyor ve her kattan karot almak lazım. Aynı zamanda röntgen çekiliyor ve kolon kirişlerinin gücünü ölçebiliyoruz. Bizim 3 boyutlu statik analiz programları var ve binanın deprem anındaki performansı ölçülüyor. Konut binaları için en şiddetli depremde bile ayakta kalması lazım. Eğer bina göçme durumuna geçerse, kesinlikle binanın güçlendirilmesi ve yıkılması gerekiyor. Bir diğer yöntemde riskli yapı tespiti ve bu kentsel dönüşüm olarak biliniyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuru yapılarak binanın riskli olup olmadığı tespit ediliyor. Bina riskli çıkarsa mal sahibine yönelik teşvikler var. Kira yardımı ve harç muafiyeti gibi.”

VATANDAŞ RİSK ANALİZİ YAPTIRABİLİR, BU EN KOLAY VE KESTİRME YÖNTEM

 “Vatandaş binanın yenilenmesini istediğinde riskli yapı tespitine başvurması lazım. Biz şu anda binamızın deprem karşısındaki performansını merak ediyorsa performans analizi yaptırmalılar” ifadesini kullanan Şahal, şöyle dedi: “200’ün üzerinde betonarme binada tespit yaptım. Uşak’ta birkaç tanesi hariç hiçbirinde C20’nin üzerinde beton kalitesiyle karşılaşmadım. Ortalama C8 ve C10 değerleri gördük. Beton kalitesindeki konu da bu.  2000 sonrası yapılan binalar bizim için önemli ama 2000 öncesi yapılan binaların tespit edilmesi lazım. Karot alırken sisteme zarar verildiği söyleniyor ve bu biz bunu yaparken demirlere denk getirmeden numune alıyoruz. Hemen ardından da yüksek mukavemetli tamir harcıyla dolduruyoruz. Bu işlem için tek yöntem karot ve binaya zarar veren bir sistem değil.

Biz binalarımız test ediyoruz. Kontrollü hasar performansını test ediyoruz. Yaptığımız deprem testinden sonra hangi kolon ve kirişlerin hasar alacağını tespit edebiliyoruz. Burada bazı binaların güçlendirme maliyeti çok yüksek. Yeniden yapım maliyetine yaklaşınca yıkılıp yeniden yapılması daha uygundur. Genel geçer bir kural var ve bir binanın güçlendirilmesi gerekiyorsa ve güçlendirme maliyeti yüzde 40’ın altındaysa bu, güçlendirme daha iyi bir seçenek.”

Uşak’ta deprem kabini yapılıp yapılmayacağı ile ilgili soruya yanıt veren Şahal, “Yaptırılabilir tabi bu bir güvencedir. Bunu yaptırırken her hangi bir sanayiye gidip rast gele yapılmaması gerekir. Bu sadece canımızı kurtarmak adına olmaz ve bu bir geçici çözüm olur. Depremin bizi nerde yakalayacağını bilmiyoruz. Bazen öyle depremler oluyor ki o kabine gidecek kadar vakit olmuyor” dedi.