Uşak Belediye Binasının yıkılmasıyla ilgili görüş belirten Mimarlar Odası İl Temsilcisi Cağlar Samancı , söz konusu binanın tarihi anlamda bir değer ifade etmediğini ve daha önce kasap hali olarak kullanılan alana dokunulmadığı sürece her hangi bir sorunun olmadığını söyledi. Uşak Belediye binasının çeşitli birimleri için kullanılan eski binanın, sadece ön bölümünde bulunan 3 katlı yapının yıkıldığını ve bunun daha Ulu Camii’nin silüetinin görülmesi açısından yararlı gördüklerini belirten Samancı, “Mimarlar Odası olarak ilimizdeki tarihi ve doğal değerleri korumak bizim görevlerimizden biridir. Fakat belediye binasının yıkılan kısmına baktığımızda, tarihi anlamda her hangi bir değer atfeden bir yapı karşımıza çıkmıyor. Belediye binasının kasap hali olarak kullanılan vezneler bölümü, yıkılmış olsaydı o zaman tepkimizi ortaya koyardık. Kasap halinin de esnaf için kapalı çarşıya dönüşeceği ifade edildi ve vezneler bölümünün ilimiz tarihi açısından bir anlamı var. İlimize yeni bir bedesten kazandırılmasında her hangi bir sorun görmüyoruz. Ulu Camii gibi tarihi bir dokunun daha fazla ön plana çıkması ve bu alandaki meydanın büyümesi de ilimiz açısından yararlıdır” dedi.


Daha önce Uşak Valiliği binasının yıkılmasına karşı çıktıklarını hatırlatan Samancı, “Buradaki durum valilik binası gibi değil. Bunun ayrımını yapmakta yarar var. Valilik binası ilimiz için ayrı bir önem atfediyor. Bu şekilde kamu binası artık yapılmıyor ve bu bina belli bir dönemin kamu mimarisini yansıtıyor. Belediye binamızda ise böyle bir mimari konseptten söz edemeyiz” diye konuştu.
Samancı, daha önce “Uşak Valiliği binasını yıkılmamalı” mesajını vermiş ve bunun gerekçelerini şu ifadelerle açıklamıştı:  “Millet Bahçesi alanı içerisinde bulunan Uşak Hükümet Konağı 2. Ulusal Mimarlık akımının değerli bir temsilcisi olup Uşak Kent Meydanını tanımlamış ve kentin tarihine 60 yılın üzerinde tanıklık etmiş bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Uşak ilinde bulunan ve günümüze ulaşmış en eski sivil mimarlık örneklerinin yaşlarının 120-130 civarı olduğu düşünülürse 60 yıldır kente bekçilik yapan bu yapının kent belleğindeki yeri daha iyi anlaşılabilir. Kamu oyunda tarihi yapı algısı her ne kadar ahşap Türk evlerini akla getirse de mimarlık kültürü çok uzun yıllarda kazanılan ve yapıldığı dönemin sosyolojik kültürel ve hatta politik izlerini taşıyan modern mimarlık örneklerini de kapsamalıdır. Mimari mirasa sahip çıkmak demek sadece Osmanlı dönemi ve öncesi yapılara sahip çıkmak anlamına gelmemelidir. Bu bağlamda Uşak Hükümet konağını yıkmak hem Uşak Kent belleğine zarar verecek Uşak kent meydanını tanımından koparacak Uşak Hükümet konağını yok etmenin kentteki tarihi bir yapıyı yok etmekten farkı olmayacaktır. Uşak Hükümet konağının yeniden işlevlendirilerek korunması kent belleğine katkı sunmak Uşak ve ülke ekonomisi adına faydalı olacaktır”.

“Uşak otogarı, ilimizi geri kalmış şehir gibi gösteriyor” “Uşak otogarı, ilimizi geri kalmış şehir gibi gösteriyor”

Editör: TE Bilişim