Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi şirketi EY’ın (Ernst & Young) Mobilite Tüketici Endeksi 2023 raporuna göre, artan yakıt maliyetleri ve çevresel endişeler nedeniyle uygun bütçeleri ile öne çıkan elektrikli araçlara ilgi artıyor. Otomobil satın almayı planlayanların yarısından fazlası, tercihini elektrikli araçlardan yana kullanıyor. 2020'de başlatılan ve her yıl küresel otomotiv trendleri hakkında içgörü sağlayan EY Mobilite Tüketici Endeksi’nin en güncel versiyonu; araç satın almayı planlayanların %55’inin önümüzdeki iki yıl içinde tamamen elektrikli veya hibrit bir araç almayı planladığını ortaya koyuyor.

Daha uygun fiyatlı elektrikli araç modelleri piyasaya sunuldukça satın alma maliyetleriyle ilgili endişeler azalırken, yanıt verenlerin %31'i için en büyük endişe elektrikli araçlara yönelik şarj istasyonlarının yeterli olmaması yönünde..

Google güncellemesi tamamlandı! Düşüş yaşayan siteler için zor bir durum! Google güncellemesi tamamlandı! Düşüş yaşayan siteler için zor bir durum!

Daha da önemlisi bu durum, elektrikli araç şarj istasyonların varlığının en büyük endişe kaynağı olarak gösterildiği ABD, Çin, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerin dahil olduğu birkaç pazar için de geçerli.

1691572395_EY_Serdar_Altay

EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Serdar Altay, EY Mobilite Tüketici Endeksi 2023 raporuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

"Artan yakıt fiyatları, elektrikli araç satın alma konusunda ilk kez en önemli motivasyon olarak kaydedildi ve bu yıl özellikle İsveç, Japonya ve ABD gibi birçok ülkede en büyük artış görüldü. Yaşam koşullarının zorlaşması, tüketicilere bir elektrikli araç satın almanın kendileri için en iyi seçenek olduğunu göstermeye başlıyor ve potansiyel otomobil tüketicilerinin yarısından fazlası bir elektrikli araç satın almayı düşünüyor. Bununla birlikte, rapor aynı zamanda son yıllarda hükümet teşviklerinin de elektrikli araçların benimsenmesinde büyük bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak yakıt fiyatları kademeli olarak düşüp daha uygun fiyatlı seviyelere geri döndükçe, EV üreticileri için asıl zorluk, tüketicilerin elektrikli araçlara olan talebinin devam edip etmeyeceği ve yakıt fiyatlarının düşmesi durumunda ne gibi önlemler alınması gerekeceğidir. Aynı şekilde, talep ve güven yüksekken otomobil üreticileri ivmeyi korumak adına tüketicilerin endişelerini gidermeye başlamalıdır. 

Elektrikli araçların geleceğine doğru ilerlemeye devam ederken, şarj altyapısı aşılması gereken çok önemli bir engel olmaya devam ediyor. Üreticiler, enerji şirketleri ve hükümetler arasında her düzeyde iş birliği, yollara çıkan elektrikli araç sürücülerinin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli olacaktır; aksi takdirde, elektrikli araçlara geçiş durma noktasına gelebilir.

Türkiye pazarına bakıldığında ise durumun dünya pazarına paralel olduğu gözlemleniyor. Türkiye’de 2021 yılına göre, %188’lik artışla toplam 8.210 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti. 2021 yılında toplam 2.849 adet satılmıştı. Vergi oranlarındaki artışın, kur artışının, pandemi sürecinin ve yarı iletken malzemelerin tedariğinde yaşanan sorunların pazara etkisi olumsuz olsa da 2022 yılında elektrikli araç satışları, 2021 yılına göre yaklaşık 3 kat artış gösterdi.

Diğer taraftan artan satış adetlerine ek olarak şarj altyapısındaki gelişmelere ve kapasitedeki artışlara rağmen, Türkiye’de tüketicinin motivasyonunun halen şarj sorunu nedeniyle baskılandığını söylemek mümkün. Şu an itibarıyla özellikle metropollerde elektrikli araçların şehir içi ulaşımda daha tercih edilebilir olduğu; buna karşın şehirler arası yolculuklarda ise tüketicinin elektrikli araç tercihinde çok daha temkinli olduğu gözlemleniyor. Bu durumun da elektrikli araçların daha çok ikinci araç olarak tercih edilmesine neden olduğu söylenebilir."  

Editör: Ali ARASLI