Uşak Tanıtım ve Kültür Gönüllüleri Derneği’nin bu haftaki durağı Karahallı Çokaklı köyü oldu. Karahallı Çokaklı köyündeki bir sevda öyküsünü araştıran Dernek Başkanı Mehmet Keyvanoğlu ve dernek üyeleri, ilginç bilgilere ulaştı.

Çokaklı köyü sakinlerinden Kadriye Bayram ve Gülperi Aslan’la konuşan Mehmet Keyvanoğlu, Yahya Dede’nin öyküsünü dinledi.

YAHYA DEDE VE BİRİCİK AŞKI GÜLSÜM KAVUŞAMADI

Karahallı Çokaklı köyünde, yıllar önce yaşayan Yahya ve Gülsüm bir birlerini çok sever, fakat kızın babası araya engel koyar. Kızını bugün Yahya Dede olarak bilinen genç adama vermez. Bunun üzerine 2 gencin aynı anda hayatlarını kaybettikleri rivayet edilir. Ölüm sebeplerinin intihar olup olmadığı belirsizdir. Fakat hikayeleri bu haliyle, İstanbul’da 2 Temmuz 1931’deki bir olayı hatırlatır. Öykü Kuleli’de genç bir zabit adayı Vahit Bey ve banka memuresi Belkıs Hanım’a çağrışım yapıyor. Vahit Bey ve Belkıs Hanım kavuşamaz ve aynı yerde canlarına kıyarlar. Yan yana öldükleri yere de ‘Sevda Tepesi’ ismi verilir.

yahya dede mezarı

FOTO ALTI: Yahya Dede ve sevdiğinin yan yana gömüldüğü mezar!

KADRİYE BAYRAM VE GÜLPERİ ASLAN HİKAYEYİ ÖZETLEDİ

Uşak Tanıtım Gönüllüleri Derneği Başkanı Mehmet Keyvanoğlu ve dernek yöneticileri, Yahya Dede’nin hikayesini araştırdı. Burada Kadriye ve Gülperi Aslan’ın naklettiği hikaye şöyle:

“Yahya Dede’nin yattığı yere, yağmur duası için gidilirdi. Ve adağı olanlar da orada keserdi. Yahya Dede olarak ismi biliniyor. Burada bir nine vardı ve ondan hikayesini duymuştuk. Bir birini çok seven iki genç vardı ve nasıl öldüklerini söylemezdi. Yan yana gömülmüşler ve kavuşamadılar burada kavuşsunlar denilmiş. Burada duvak günü olurdu. Kabri dolaşırlar ve 3 defa su dökerlerdi. Sonra gelini salıncağa bindirdiler ve orada gelin taşına oturturlar ve söyleye söyleye gelirlerdi. Salıncağa genç kızlar biner ve geline sevdiğinin olup olmadığını sorarlardı. Sevdiğini söyleyene kadar indirmezlerdi”.

gelin taşı

FOTO ALTI: Yayha Dede ve Gülsüm'ün kabrinin yanındaki gelin taşı

DUVAK GÜNÜ: GELİNİ KONUŞTURANA KADAR SALIYORLAR

Öte yandan Uşak Tanıtım Gönüllüleri Derneği Başkanı Mehmet Keyvanoğlu, duvak günü hakkında bilgi verdi. Keyvanoğlu, duvak gününü şöyle anlattı:

“Gelinin arkadaşları duvak günü kuşluk vakti gelini evinden alırlardı. Deflerle gelin yeşil ağırlıklı bir yöresel kıyafet giyer. Maniler eşliğinde dedeye gelinir. Gidiş ve gelişlerde def çalınır. 

Kampa gitmek isteyen Uşaklı gençler son başvuruyu kaçırmayın Kampa gitmek isteyen Uşaklı gençler son başvuruyu kaçırmayın

mehmet keyv

Burada bir taş var ve önünde bir çukur. Bir tarak ve bir bıçak toprağa saklanır. Gelin kız önce hangisini bulursa çocuğu kız veya oğlan olacak denilir. Bıçak erkek, tarak kız olacak demektir. Sonra 15-20 metre yakındaki yaşlı ve kutsal bilinen meşe ağacının altına gidilir. Gelin kız, gelin taşına oturur. Kızlar doğuya bakan yöndeki dala salıncak kurarlar. Konuştuğu (gönlü olduğu) başka biri var mı diye? Kızı konuşturana kadar, salıncaktan indirmezler. En sonunda itiraf ederse salıncak durur. Dönüşte def ve manilerle köye dönülür. Gelin kız damada teslim edilir."

YAHYA DEDE MEZARINA GİDERKEN SÖYLENEN BAZI MANİLER:

Al kaza ver kaza
Kar yağar Bulkaza
Şu Uşak'ın kızları 
Yarım şişe gazoza..

/////////

Evlerinin önü marıl.
Sular akar harıl harıl
Kız, dengini bul da sarıl,
Saramadım çoktan beri,
Göremedim şimdiden kerri..
Ya,yuh,ya yuh...

HABER: ALİ ARASLI

YASAL UYARI:

Uşak'taki bazı haber siteleri haberlerimizi izinsiz kullanıyor. Hatta kendileri yapmış gibi gösteriyorlar. Bunlar hakkında en kısa sürede yasal işlemler başlatıyoruz.

mehmet keyvv

Editör: Ali ARASLI