Uşak Üniversitesi'nin alacağı 55 sözleşmeli personel için yoğun talep! Alım nasıl yapılacak? Uşak Üniversitesi'nin alacağı 55 sözleşmeli personel için yoğun talep! Alım nasıl yapılacak?
Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Ömer Karahan, Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş’ın da hesap vermesi gerektiğini söyledi. Rektörün akademisyenlerin doçentlik ve profesörlük kadrolarını vermemesini eleştiren Prof. Dr. Karahan, “Bu kadroları vermemekle tasarruf ediliyormuş. Ne kadar büyük bir ilkellik bu” dedi. Uşak Tıp Fakültesi’nin Kurucu Dekanı Prof. Dr. Ömer Karahan, kişisel youtube kanalından bir açıklama yaptı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş’ı akademisyenlerin kadrolarını vermemekle eleştiren Prof. Dr. Ömer Karahan, hala doçentlik ve profesörlük bekleyenlerin olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ömer Karahan, şu açıklamaları yaptı:
ömer karahan1

REKTÖRLER DE HESAP VERECEKLER!

“Hesap günü akademisyenler ve rektörün ilişkileri gündeme gelecek. 100’lerce kadrosu ihlal edilen akademisyenden söz ediliyor” diyen Prof. Dr. Ömer Karahan, şöyle konuştu:
“Bir kısım insanlara doçent ve profesörlük kadrosu vermemekle tasarruf ettiğini iddia ediyormuş. Ne kadar büyük bir ilkellik bu? Hem adamın hakkını gasp et hem de tasarruf ediyorum de? Niye çünkü bir tek kendisi akademisyen ve O’ndan başka kimse yok. Doçent olmuş ve kendi üniversitesinin doçentlik kriteri bir tarafa, profesörlük kriterini karşılıyor. Ama kadro alamıyor. Profesörlük kriterlerini karşılamış ve önemli bir yer edinmiş ve meslek kurumları yükselen yıldız olarak görmüş. Fakat sayın Rektör kadro vermiyor. Bu kadar özlük hakkı gasp edilmişse yarın öbür gün bunun hesabı sorulmaz mı? Akademik kurullar toplanmıyor ve öğretim üyesi öğrenciyle iç içe eğitim var iddiası ortaya atılıyor. Kargalar dahi buna güler.”

ÜNİVERSİTEDE YANDAŞ VE MUHALİF ÖĞRETİM ÜYESİ AYRIMI YAPILIYOR

“Öğrenci perişan ve öğretim üyeleri mağdur vaziyette. Öğretim üyelerine hal hatır dahi sormuyorsunuz. Nasıl hesap vereceksiniz?” diyen Prof. Dr. Ömer Karahan, şöyle dedi:
“Maalesef üniversitelerimiz bu vaziyette ve ayrıca bu öğretim üyelerinden yandaş ve muhalif ayrımı yapılıyor. Yandaş öğretim üyesinin bütün yaptıkları örtbas ediliyor ve karşıt olanın en ufak falsosu büyütülüyor. O kişi yönetimden uzak tutuluyor ve cezalandırılıyor. Bilinçli taksirle ölüme neden olan bir öğretim üyesi için kendi yandaşından bir incelemeci geliyor ve burada mağduriyet değil mazlumiyet vardır deniyor.  Mağdur edeni cezalandırın denildiğinde ise “Uydurmuşlar” deniyor. Bizim üniversitemizin en büyük meziyetlerinden biri de budur.” ALİ ARASLI
Editör: Ali ARASLI